PAYLAŞMAK İSTEDİĞİNİZ HERŞEYİ morboga38@hotmail.de ADRESİNE GÖNDERİN YAYINLAYAYIM. Mustafa Morboğa
   
 
  Şiirlerimiz Hikayelerimiz...

 

Ömerhacılı köyü Sitemizde

Yayınlanmasını istediğiniz

Şiirlerinizi yorum sayfasına yazmayın...

Şiirlerinizi, Hikaye ve Makalelerinizi
Word veya Ecxel'de yazarak
morboga38@hotmail.de 
adresime Gönderin adınıza sayfa açarak Yayınlayayım.

Adı soyadı yazmayan her türlü yazılanlar yayınlanmıyor.

Serbest yorum, Fikir alış verişini 
Fıkra ve Düşünce sayfamızdan yorum gibi adınızı ve soyadınızı belirterek yazabilirsiniz...
 

Şiirleri ve Diğerlerini okumak için Şiirler bölümünde Sol taraftaki Linkleri Tıklayın.





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: mutlu caner( ), 23.05.2009, 18:47 (UTC):
Yalan dünyanın sahte mekanlarında vakit geçirmeye çalışırken gönlümzün, yüreğimizin ve kaslbimizin istediği bir tutam sevgi sadece....Hayat ise bana göre damla damla denize boşalan bir su misali ucu bucağı görünmeyen bir hiç.Meçhul bir gemi gibi sonsuza demir almış bu bedende yelkenlerim çoktan suya inmiş. Islanmış buğulanmış Yaşlı gözlerden akan yaşların karışltığı koca deniz.Bir sevda limanı ararken aşkıma, bulup ta o limana yanaşamamak yıkar beni işte.Meçhulde kayboluyorum.Yine gün ağırıyor sensizliğin üstüne,yine ben özlem dolu yine sensiz bu bedende Meçhılde kayboldum.Yaşamıyorum sadece öyle görünüyorum, gülemiyorum sadece güler gibi davranıyorum.Kafama bir kurşun sıksam diyorum,Sana kıyamıyorum.Lanet ediyorum hayatıma yaşadığım bu dünyaya. Sevgiye yenildim yüzüm gülmedi.Sevgiye yenildim yüzüm gülmedi.

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( Küstürdün beni ), 18.05.2009, 06:10 (UTC):
Akan göz yaşlarıma seni kattım
Hoş koksun diye dalımda diken gibi battım
Ama ne bir damla kanım aktı
Ne de canım acıdı
Ama yüreğim kin, nefret, kan kustu be gülüm kan kustu
Açan gülleine değil
Uçup giden kokularına lanet olsun lanet olsun
Nedir? nedir ulan nedir?
Senin aşk dediğin şerefi illetin gerçek adı nedir?
Aşk dedin sana kalbimi verdim
Sevda dedin yüreğimi verdim
Yetmedi yetmedi yetmedi
Can deseydin onuda alırdın benden
Gözümü bile kırpmazdım......
Hayata doymadan küstürdün beni.



Yorumu gönderen: Mutlu Caner( Yamaki Sevda ), 18.05.2009, 06:00 (UTC):
Saat gecenin üç'ü
Parklarda nöbetler değişmiş
Güvercinler;söğüt dallarını baykuşlara bırakmış
Aşıklar;
gündüz nöbetlerini devretmiş
Gece; dertlilerine kucak açmış
Nasıl ki ben, kocaman seni
Küçücük dünyam da sakladıysam
Dertlerini,şişelere koyarak
Ayyaşlar; yudum yudum içiyorlar.
Sorsam; derdimden içiyorum diyecekler
Oysa; habersizce dertlerini şişeden içiyorlar.
Sevdamı parçalayarak
Kaç yamalı ilişkiye parçalar verdiğimi unuttum
Yamalı elbiseler bile, koyun koyuna yatarken
Been, Sen olmadan sevdamı parklarda çekiyorum.
Saat gecenin üç'ü
Kendimden çıkartıp atamadığım ne varsa
Hayalin, hasretin, özlemin, acıların...
Hepsini toparlayıp parka fırlıyorum.
Bilmiyorum hayalin bile alışık değildir
Bu saatlerde parklara gitmeye
Ne yapayım götürecek başka yerim yok
Dünya denilen mekanda üç yerim var
Biri Sinen, sürgünlerdeyim,
Biri Sinem, küskünlerdeyim
Birde sevmeyi bilmeyen bi kadın gibi
Her gelene kapısını açan parklar gibi
Sana gelemediğim, Kendimden kaçtığım
tüm zamanlarda yatağımdan fırlayıp
Kendimden çıkarıp atamadığım ne varsa,
giyinmene bile fırsat vermeden
Hepsini toplayıp bu mekana koşuyorum.
Parklarda senin gibiler
Neyin var diye sormuyorlar?
Benimle konuşmuyorlar sadece susuyorlar
Ben öyle bir yazı görmedim ama
Buraya gelmeninde bir kuralı var diye
Sırf sevdanı adam gibi çekiyorum diye
Beni birgün parklarada almayacaklar
Gündüz aşıklar gelir, ellerinde sevgili elleriyle
Gece dertliler gelir, ellerinde bira şişeleriyle
Ben yazılı olmayan bu kurala takılıyorum işte
Elinde ya sevgilinin eli olacak,
Ya da dertlerine şahit bir bira...
Aslında sadece seni alıp gelmek isterken
Oysa ben, ne çok şeylerle geliyorum parka
Kendimden çıkarıp atamadığım ne varsa
Hayalin, hasretin, özlemin,acıların...
giyinmene bile fırsat vermeden
Hepsini toplayıp bu mekana koşuyorum.
Ayyaşlar bilmiyorlar, Sende bilmiyorsun,
Hayalini içiyor,
hasretinle kör kütük sarhoş oluyorum.
Çok şükür diyorum, çok şükür ki
Yamalı bir sevdanın koynunda sabahlıyorum......

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( Býrakýn beni ), 16.05.2009, 23:06 (UTC):
Bırakın beni, tutmasın kimse ellerimi, aramasın,sormasın hatrımı sualimiiboş lafları vermesin bana teselli, bırakın beni tek başıma. Bırakın beni yalnız kaldığım saatlere, hıçkıra hıçkıra ağladığım karanlık gecelere,taşlayarak intikam almaya çalıştığım denizlere bırakın beni. uzak durun yaklaşmayın bana, tanıyamadığım mutluluğu anlatmayın bana, dokunmayın kan fışkıran göz yaşlarıma,bırakın beni çaresiz derdimle başbaş. istemem artım ne aşkı ne de sevdayı, söküp attım ben vicdanımı, sildim bir bir hayat sayfalarını,bıraktım artık yaşamayı ölümle başbaşa bırakın beni......

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ne varsa.... ), 16.05.2009, 06:46 (UTC):
ne varsa sildim hayatımda aşka dair,
yaktım gönlümdeki derin sevgiyi,
bir bir yırttım resimleri yok ettim
ne varsa sildim hayatımdan sana dair.

koparttım yüreğimi,paramparça ettim,
elim kolum bacağımı tarumar ettim,
unuttum gençliğimi,hatırımı (hafızamı) yok ettim,
ne varsa sildim hayatımda sevgiye dair.

kırdım kadehleri sarhoş etmiolar,
avutmuyor teselli şarkıları,
kapanmıyor vücudumdaki sevda yaraları,
ne varsa sildim hayatımdan yaşama dair.

artık yaşamak azap veriyor,
her günüm bana ızdırap oluyor,
günde 3 paket sigaram yetmiyor,
ne varsa sildim hayatımdan kendime dair.
unuttum yaşama sevincini yok ettim.kendimle birlikte

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( VAZGEÇÝLMEZÝMSÝN ), 11.05.2009, 06:35 (UTC):
Aradım seni bütün ömrümce
Şarkılarda rastladım sadece
Kapladın yüreğimi gizlice
Mehtaba kadar süren bir ömür yinede

Sadece bir umuttu ayakta tutan beni
Eski buruşuk yırtık bir umut
Nasıl neden bilinmez canlı bir umut
istekli arzulu yapışkan bir umut

Savrulmaktan yorulmuştu bu gönül
Esen her rüzgara kapılıp gitmekten
Varamadan bir sona, başlangıcı olmadan
İzlerini buldum içimde
Yoğrulmuş gerçek duygularla
Olduğun gibi sevdim seni
Rüyalarda değilsin artık
Uzun geçen yanlız gecelerimin
Mahremiyeti, ışığı, kokusu, dokunuşu sensin

Sen gönlümde açan çiçeğim
Ellerimle büyüteceğim bebeğim
Dillere destan sevgilim
Eşsiz güzel dilberim
Nihayetinde vazgeçilmezimsin


Yorumu gönderen: Mutlu Caner( Meleðime ), 10.05.2009, 20:34 (UTC):
Belli ki görmedim hiç bir meleği.
Taki bir yaz günü öğlene kadar.
Temmuz muydu Ağustos mu bilemem.
Ama o gözleri ömrümde bir daha unutamam.
Ey melek yüzlü
Bilemezsin sen senin için yazılanları.
Anlatamaz hiç kimse bir bakisinla açtığın yarayı.
Hilal kaşların içimdeki karanlıklara doğardı.
Aydınlık olurdu içim.
Korkmazdım..
Korkmadım zaten aşk kokan bakışlarının öldürdüğü kalplerden...

Güzelliğin tarifi sensin.
Seni anlatırmış okuduğum romanlar.
Ama o yazarlar henüz seni görmemiş.
Görse değişirdi tüm kitaplar.
Belki melek yüzlüm, sen bilmezsin...
İçime çektiğim hava gibi içtiğim su gibi,
sen olmalısın yanımda.
sen geçerken sokaklarından ışıkların,
bir ay,bir güneş doğmuş gibi aydınlanır her yer.
Manyetik ikliminde yaşıyorum gibi.
Kalbim senle atar.
Senin gezdiğin sokaklara çeker bir kuvvet beni.
O güzellik kalsın istiyorum sende.
Sen de benim yaşadığm semtte kalmalısın.
Bu mahalle bilmeli seni.
Seni sormalı bütün efeler.
Ama sadece ben bulmalıyım seni.
Ben hep seninle olmalıyım,
Sen hep benim.

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( Seni Asla ), 10.05.2009, 20:15 (UTC):
Unuttuğumu sanıyorsan
Çok yanılıyorsun
Unuturum belki
Beni dokuz ay taşıyan anamı
Alın teriyle ekmek taşıyan babamı
Bacımı, kardeşimi, akrabamı
Seni asla

Unuturum belki
Gökyüzünde her sabah doğan güneşi
Dağı, taşı, ağacı, suyu, toprağı, ateşi
Seni asla

Unuturum belki
Bedenimde canımı
Damarımda kanımı
Ruhumda vicdanımı
Seni asla

Unuturum belki
Günlerin adını
Yemeklerin tadını
Seni asla.


Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 10.05.2009, 20:04 (UTC):
Giderken
Duymayacağın kadar
Sessiz olacağım
Ne bir buse
Ne bir
Hoşça kal
Temennisi alacağım
Kaderimle
Baş başa kalacağım
Biliyorum
Gelişte de
Yalnızdım
Aldırma
Sana değil
Kaderime kızdım.


Yorumu gönderen: yeliz caner-bayram( ), 08.05.2009, 13:37 (UTC):
Selam Mutlu Kardes, devamini bekliyoruz dedik ya, uçmussun yaaa!!!!
harika siirler, sen mi yaziyorsun? yoksa alintimi?
valla ne olursa olsun ben bayildim, devamini yine bekliyorum.... Hadi bakalim kim tutar seni???? ^-^

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 29.04.2009, 06:03 (UTC):
Birgün 1 Kayseri´li € 5 ´ya aldigi baligi trende yiyormus. Kilçiklarida tabagin 1 kenarina koyuyormus. Bunu gören Sivasli merakla sormus: Yav hemserim neden kilçiklari atmiyorsunda, tabagin kenarina koyuyorsun?
Kayseri´li $öyle cevap vermi$: Baliklari yedikten sonra kilçiklarida yiyorum, akili gelistiriyor.
Sivasli cevap vermis: Yapma ya, gerçek mi?
Kayserili: Tabiki gerçek istersen € 10´ya satarim hepsini demis.
Sivasli çok sevinmis ve € 10´ya hepsini almis, kilçiklari yemege baslamis.
Kilçiklari bitirdikten sonra Kayseri´liye $öyle sormus: Yav arkadas az önce € 5´ya aldigin baligi bana neden € 10´ya sattin, hemde kilçiklari?
Kayseri´li $öyle cevap vermis: Bak gördünmü kilçiklari yedikten sonra nasil aklin çalisti,

Yorumu gönderen: Mutlu CANER( Öldügüm Gün Sen Olma Yanimda ), 24.04.2009, 16:37 (UTC):
Öldüğüm Gün Sen Olma Yanımda

Mutlu olmamı istiyorsan sen de ol yanımda
Sen varsan huzur daha hızlı akıyor kanımda
Can suyum gibisin benim elimde ayağımda
Öldüğüm gün sen olma, solumda sağımda

Yanımdaysan rüzgar bir başka okşuyor tenimi
Gözlerim bir başka görüyor dünyanın rengini
Her an duyuyor ve görüyorum o büyük sevgini
Öldüğüm gün sen olma, uzak tut benden kendini

İstemem çünkü üzeceğim seni istemeden
Gideceğim aniden üzülme bile diyemeden
Ellerim soğuk olacak, uzaktan bak ellemeden
Öldüğüm gün sen olma ama gitme sakın öpmeden

Sana sevgimi, ruhumu, bir de güneşimi veriyorum
Çünkü o hiç üşütmez seni, sadece ona güveniyorum
Hep sıcaktır ve ölmez başkaları gibi biliyorum
Öldüğüm gün sen olma, çünkü seni çok seviyorum.

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 24.04.2009, 16:26 (UTC):
Öldüğüm Gün

Ben öldüğüm gün
Yeşil bir elbise giy.
Bir daha görmeden yüzümü, ellerimi
Kırlarda dolaş, şarkı söyle
Ağla, gözyaşın çimen beslesin
Ulu bir ağacın dalına as resmimi

Ben öldüğüm gün
Güzel insanlarla konuş
Deniz kenarında otur, bir sigara iç
Dalgalarla dertleş.
Gözlerinin rengiyle boyansın baktıkların
Ama karaların uzağından geç

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 24.04.2009, 16:18 (UTC):
Öç Alıyor Sevgiler

Acıların terbiyesinde,
Ne kadar eğitilsek de...
Anılar dört nala yas olmuş,
Gönlümüzde...

Bırak artık unutulan gözler,
Gülmesinler ne çıkar...
Ve bir daha kaderde seni,
Sevmesinler...

Uzak dur ateşi seni de yakar,
Yalnızlığımın...
İntikam alıp da bıraktığın,
Hayatımın...

Kör bir öfkeyle kalksam da,
Sabahları sana,
Günler hırsını alıyor bedenimden,
Yokluğunda...

Anlamasan da,
Öç alıyor sevgiler tapandan,
Sadık kalıp da ayrılıkta,
Unutulandan...

Azap verdin,
Ezdin...
Ve ezildikçe,
Feryatlar içinde yine sevildin...
Sevgili...

Vurdun... sevdim,
Yaktın... sevdim,
Yıktın... yine sevdim,
Sıradakini bırak da gelsin...
Güçlendim...


Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 23.04.2009, 14:26 (UTC):
Hadi Gülüm Gülümse..! Sen ki elleri ipek Bakışı sedeftendin... İçimdeki kuraklık sayende yok olmuştu..!Kimse bilmez bulunmaz bir benzerin..Ruhuma sonsuz sevgi gözlerinden dolmuştu.Anlayamaz halimi özümseyemez kimse,Sensizlik dayanılmaz,Hadi GÜLÜM gülümse.Anlamsız yalan herşey,ayrılık çare değil,sen var isen inan bana hiçbir dert dert değil.Ne yapayım çareler kalleş,korkak,mert değil.Namertlerin yüzünden ümitlerim solmuştu,yanayım tek uğruna sensizlik dayanılmaz,Hadi GÜLÜM gülümse.Varlığınla var olur yokluğunla yok olur,sen olmazsan inanki karanlık zor aydınlık olur,bilirsin kalbim yine hırçın,kahrolur.gözlerimse konuşamaz,dilimse(tutulmuş)...sensizlik dayanılmaz,Hadi GÜLÜM Gülümse.Hasretinle yanmakta olan sonsuzluksa çektiğim,Gelmen için yolaara gözyaşlarımla ektiğim,kirlenmiş hislerim sanmayasın taktiğim.Vaad ettiğim zaman gölge gölge gelmişti.Canım telaş içinde çok müşküldü halim sensizlik dayanılmaz,Hadi GÜLÜM Gülümse.Her aşlangıç her sonun tükendiği nokta.İradem kasırgalı hala benliğim şokta.Bırakma canımı ne olursun senden uzakta. Öleyim tek uğruna özlediğin ölümümse.Sensizlik dayanılmaz,Hadi GÜLÜM Gülümse....

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 23.04.2009, 14:05 (UTC):
YALNIZIM...! Siyah Bir Gecede Yalnızım.Ay buluşmuş yine sevgilisiyle,Yakamozlar yakan deniz sevgilisiyle,Kıskanırım denizi martılarla sevişir,Kıskanırım geceyi ve ayı...Biri yaslamış başını diğerinin göğsüne.Siyah bir gecede yalnızım.Kıskanırım denizin okşadığı kumları, kıskanırım sevgililerin elele olmasını. Yeter Artık n'olursun gel... Siyah Bir Gecede Yalnızım...

Yorumu gönderen: Yeliz Caner Bayram( ), 17.04.2009, 15:05 (UTC):
sevgili Kuzenim Mutlu Caner, Paylasmis oldugun siirler bir harika, hepsi birbirinden guzel... buyuk bir keyifle okudum... Paylasimin icin tesekkur ediyor, devamini bekliyorum... Allaha emanet ol..

Yorumu gönderen: o kendini biliyor...( ), 09.04.2009, 20:14 (UTC):
İster kara haber saysın isterse müjde,
Ecelle vuslatın zamanı geldi.
Ay ,güneş-yıldız artık manasız,
Hayatla hesabımın son anı geldi...

Yer yüzünde oydu hayat bağlarım,
yokluğuyla devrildi ümit dağlarım,
ciğerlerimden koptu şah damarlarım,
ümitsiz bu aşkın son anı geldi...

Hep onu götürdüm gittiğim yerlere,
Kainat-yer-gök oydu..oydu her zerre,
Onunla doğuyordum hergün binlerce kere,
Hayatla bağlarımı kopardı gitti..

Ne geldi ne sesime verdi tek cevap
Ah içinde geçti hayatım her günüm azap,
Bu günahkar kulunu bağışla YA RAB,
Sana dönmenin zamanı geldi...

Toprak suskun rüzgarlar vermiyor cevap,
Yüreğim bedenim bir enkaz bir harap,
bir müjde için oldum her kula turap,
çaresizlik içinde bırakıp gitti...

Ben habersiz kimsede bilmiyor ki ne oldu,
Meçhullere karıştı sanki yel oldu,
Haykırdım çağırdım bunca yıl oldu,
Bir haber bırakmadan sır oldu gitti...


Yinede kırılamaz yüreğim onun tavrına,
Bir yol çizdi herhalde kendince hayatına,
Her hafta bir tek gül bıraksın kabrimin ortasına,
Toprağıma el sürsün o bana yetti...

ALLAHIM ne olur onu üzme düşmesin dara,
Davacıda değilim bahtımmış kara,
İncinmesin o narin yüzü düşmesin intizara,
BANA YAŞATTIĞI O SEVGİ YETTİİİ...



Yorumu gönderen: IYIKI DOGDUN TURNAM( ), 24.03.2009, 14:58 (UTC):
Hangi sevinçler koptu gözlerini açtığın an dünyaya
Bir bilsen
Ne kadar şükürler salındı gökyüzüne
Kimler sarıldı sevinç gözyaşlarıyla birbirlerine

Dua melekleri selamladılar birbirlerini o an
Bir bayram yaşandı on sekiz mart'ta
Herkesin içinde tuhaf heyecanlar
Kapışıyorlardı daha çok sevmek için seni

Sonsuz rüyalar bir tatlı gülüşünde toplandı
Dilekler sarmalanıp kalplerde tek sen oldu
Adımlar tövbelerle söylenilerek atıldı
Sana bir şey olmasın diye

Ulaşmak geçmişe hediye edilen bir bedel oldu
Sen varsın diye bir mutluluk kandili yakıldı
Herkesi aydınlattı
Bu kadar yıla rağmen ben bile gördüm bu ışığı

Seni sevmek söz vermek oldu hayata
Gülümsemen için canlar eridi durmaksızın
Bir çift iki göz izledi seni çok uzaklardan
Kalbine taş bastı bakmadığın bir gün için
Ve öylesine heveslendi yine
Olmayışınla tek başına kutladı doğum gününü
Ve içinden geçen yıllara üzüldü
Ve yine
Her şeye rağmen
NICE YILLARA dedi

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 05.12.2008, 19:35 (UTC):
İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan bir kış sabahında,seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın,dışardaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam;
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte yeni başlayan güne senin adını verebiliyorsam;
Yatağımın her kenarında senin yüzünü görüp bana baktığını hissedebiliyorsam;
Ve bu beni hergün, hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa;
İçtiğim çayın şekeri,sigaramın dumanı,kahvaltımın her lokması sen oluyorsan;
Sokaktaki her insan yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...
Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp hiç bıkmadan dinleyebiliyorsam,
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam,
Yüzlerce kişinin içinde bile kadehimi sadece senin için kaldırabiliyorsam,
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil,senin aşkın olduğunu biliyorsam;
Yorucu bir günün ardından ufacık bir sözünle,bir gülüşünle uzun bir tatilden gelmiş gibi enerjidoluyorsam,
Ve o enerji ile hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam;
Gün boyu saatleri sayıp,dakikalari sayıp 'neden geçmiyor' diye söyleniyorsam,
Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam,
Kitap okurken seni düşünmekten aynı sayfayı defalarcaa tekrarlıyorsam,
Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam,
Seninle ilgili planlar yapıyorsam,
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde defalarca düşünüyorsam,
İzlediğim filmlerde başrol oyuncularının yerine ikimizi koyarak 'Biz olsaydık böyle yapardık'
diyorsam,
Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam,
Yinede bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam,
Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda seninde bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam,
Kahkahaların en güzelini seninle atacağımı,yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi,aşk şarabının seninle keyifleneceğini düşünüyorsam,
'Hayatın en anlamlı şeyi ne?' diye sorduklarında hiç tereddüt etmeden senin adını verebiliyorsam,

SEN BENİM İÇİN VAZGEÇİLMEZSİN DEMEKTİR.....

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 02.12.2008, 20:36 (UTC):
Sus..
Duymasın kimse sesini.
Sus..
Bilmesin kimse seni sevdiğimi.
Sormasın sana benim ismimi.
Karşılıksız olan bu sevgimi.
Anlatma kimseye. Sus.
Sus..
Duymasın kimse sesini.
Sus..
Düşmeyeyim elalemin diline,
Gülmesin kimse halime,
Bakmasın kimse yüzüme.
Sus..
Duymasın kimse sesini.
Sus..
Koparmasın kimse seni benden,
Çıkarmasın kimse yüreğimden,
Yangınımı kimse söndürmesin.Sus.
Sus..
Duymasın kimse sesini.
Sus..
Kanayan kalbimi kimse bilmesin,
Akan kanı kimse silmesin,
Hayallerimi kimse kirletmesin.Sus.
Sus..
Duymasın kimse sesini.
Sus..
Kimse bilmesin Seni nasıl SEVDİĞİMİ..
SUS..

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 20.11.2008, 21:03 (UTC):
Kaybettim kendimi sende,
Ne seni bulabiliyorum kendimde
Ne kendimi arıyorum.
Ben hep sende kalayım Gülüm.
Hep gözlerinin içinde olayım,
Aynaya her bakışında beni görsen.
Elini her kaldırışında elimi tutsan,
Hüzün doldukça içine benimle gülsen,
Sana bakanlara işte benim Canım desen.
Sen hep bende kalacaksın Gülüm.
Her gece sesini duyacağım.
Bitireceğim seninle sensizliğin kabuslarını.
Sesinle uyanacağım.
Aynanın karşısında göreceğim seni.
Güzelliğini izleyeceğim.
Kıskanıyorum seni herkesten.
Daha çok kıskanacağım.
Sana söz Gülüm.
Seni senden çok Seveceğim.
Kalbimde Aşkın.Yakacak yüreğimi
Kimselere bakmayacağım senden başka.
Başkasına senden bahsetmeyeceğim.
Hep bekleyeceğim.
Kalbinin kapılarını bana açtığın günü,
Seni seviyorum diyeceğin günü.
Son nefesimi vereceğim ana kadar seni bekleyeceğim.
Hergün dua edeceğim RABBİME
Seni bana göndersin diye.
Birdaha asla gitmeyesin diye.
Ömrümü Sana versin diye.
BEKLEYECEĞİM.

Yorumu gönderen: e.ü( ), 04.09.2008, 13:15 (UTC):
Yaralı kuş garip olur
Mihman eder usanmaz kar
Bende de sana ağır geldim
Üç gün oldu usandın yar

Yaralı kuş dala değmez
Bu dünya bir pula değmez
Koklayıp da yare atma
İncittiğin güle değmez yar

Yaralı kuş seğer geçer
Yar boynunu eğer geçer
Senin bana ettiklerin
Bir kurşundur değer geçer




Yorumu gönderen: volkan( volkanvemustafa8hotmail.com ), 05.07.2008, 11:26 (UTC):
askerim denizlide
sınıfım topcu
geceleri nöbette gündüzleri
egitimde askerim asker saçlarımı kestiler g3 tüfegini elime verdiler emre itaat şart dediler baba daglarına çevirdiler (ŞAFAK=164)

Yorumu gönderen: lokman dogan( doganbjkhotmil ), 18.06.2008, 00:34 (UTC):
EGER DUYGUNUZYOKSA DUYARLI INSANLARA KARSI DUYGULU OLUN
HOR GORMEYIN ZIRAA COK KUCUK OLUR VEDE KUCUCUK KALIRSINIZ NAS SURESI 126
INCI AYET LOKMAN SURESI DERKI EY INANANLAR YOLUNUZA HER DAYIM SER VE DE NIVAK UNSURLARI CIKA BILIR SIZ ALLAH A IGININ CUNKU ALLAH INANANI KORUR EN AM SURESIDE SOYLE DER BIZ SIZLERI BIR SINAVA TAABI TUTTUK AMA SIZ BASARN LARDAN OLUNUZ CUNKU BASARI MUSLUMANIN YEGANE INANCI VE INANDIGI ILAH BUYURUR
MAIDE SURESININ 90 INCI AYETI ISE FAL VE KADERE BAGLIDIR GELECEKTEN HABER VEREN VEDE BELIRTEN BIZDEN DEGILDIR DER AMA BIRDE EKLEME YAPAR INANCI OLANI ALLAH HER DAIM BASARILI VE MUAVAKKAV EYLER DER

Yorumu gönderen: lokman dogan( doganbjkhotmil ), 17.06.2008, 23:58 (UTC):
heralde sirimdn belliki bir kesim rahatsiz olmus olun kardesim olun benim ALLAH an baskasina verecek hesabim yok alacakli olan varsa buursun M.S N adresim 0033479260796 telefonumbenim ALLAH TAN BASKA2 KIMSEDENCEKINGEM VE KORKUM YOK O KADAR BABAKARTAL OZKURT MILYARDER LOKMAN FAKIR DEGIL MILYARDER O KADAR OKEY

Yorumu gönderen: yeliz caner-bayram( ), 02.06.2008, 09:13 (UTC):
B E K L E M E K



Beklemek...
Bakmayın öyle sekiz harf, üç hece, tek kelime olduğuna...
Ne anlamlar barındırır içinde...
Ne ne zor bir kelimedir...
Hem söyleyen... hemde söyleten için...
Bekleyen bekler, bekleten bekler...

Beklemek...
Beklersin elin telefonda...
Bir ses, bir nefes... şimdi dersin.. ha şimdi...
Beklersin... gelmez üzülür... gelir sevinirsin...
Birde ansızın gelenleri vardır,
Pat diye çalar telefonun..
Dünyalar nasıl senin olur ki...
Gelen zaten dünyan değil midir?...

Beklemek...
Gözün yollarda, kapılarda...
Belki dersin, şu yoldan karşıma çıkar..
Bugünde burdan gideyim...
Beklersin çalan her kapı zilinde onu görmeyi...
Evini dahi bilmediği halde beklersin...
Açarsın kalırsın öylece...
Ve beklemek çokda hüzünlü bir şiirdir...

Beklemek...
Tüm benliğinle, tüm hasretinle...
Geleceğini bildiğin için beklersin...
Hasretlerin hasrette...
Hasret çektiren hasret değil mi?...
Beklersin... birgün dersin..
Gelecek... gitmeyecek...
O an' ın heyecanı ile beklersin...
Ve düşününce nasılda sevinç sarar her yanını....
Hayali bile böyle iken...
Kendisi nasıl olur dersin...
Ve beklemek çokta güzeldir gelecek olan için...

Beklemek, beklemektir...
Ve beklemek, bekleyen ile bekleten arasında bir bağdır aslında...

Kimi zaman hüzün olur...
Kimi zaman sevinç ve heyecan...
Karar size kalmıştır...
Hangisini seçersen o anlamda beklersin...
Bana sormayın...
Yazan benim...
Siz hangi beklemek ile beklersiniz

Yorumu gönderen: handan( eczaci-092hotmail.com ), 16.04.2008, 13:35 (UTC):
içimde bir sevinç var adına....dedigim kalbimde bir sızı var derman seni bildigim dudaklarımda bir şarkı var daima sevgiyle söylediğim gözümden yaşlar akar her damlası senin için......

Yorumu gönderen: M.Ünal( ), 17.03.2008, 17:32 (UTC):
Unutulmuyor, bitmiyor, geçip gitmiyor...
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor
Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..
Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı. Kendim seçtim sevdayı tek başıma yaşamayı. Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu düşünür ve söylerdim herkese gururla. Geceler sancı olur işlerdi içime ama yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü tüm sancılarımı...
Ne kadar zamandır böyleyim, ne kadar zamandır en yakın dostum özlem, hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu. Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum. Çünkü özlemin içinde aşkım, mutluluğum, umutlarım var. Gidenlerin ardından ağıt yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler acizleşiyor. Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor...
Gülemiyorum artık? En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim? Aslında önce seni ve senle birlikte herşeyimi kaybettim. Yanımda yoksun. Olsan sarılırdım sana sıkı sıkı. Bırakmazdım, sıkılır, bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla sarılırdım sana. Biliyorum benden bağımsızdın,
Dinlediğim her şarkıda, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara çarpışında, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden.vee tamamen gıttgın anı dusunmekkk......... Sana ilk satırlarımı yazdığımda, yine mum ışığı vardı odamda. Soğuk, beyaz bir defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında, ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda, yine ve hala sana yazıyorum. Çünkü ben her hayal kırıklığım, her duvara çarpışımdan sonra hala sana dönüyorum.
Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp, hala seni arıyorum... Çünkü hala seni .........

Yorumu gönderen: M.ÜNAL( ), 14.03.2008, 17:45 (UTC):
Sen hayatıma apar topa girdin,
Hani bir yıldız geceleyin gökyüzünden kayar ya
O an yaşadığınkeyif tarifsizdir ama kısa sürer..
İşte sende hayatıma böyle apar topar girdin
Yaşananlar hızla yaşandı ve kaybolup gitti..

Keşke hayatımda bir ömür kadar uzun olasydın,
Bu kentte baska bi akşam olsaydı,
Bir başka baksaydı gözlerin bana

Hayatımda aslında keşkelerede yer yoktu.
Herşey senin adına düzenlendi.
Hüzün kokan bu odam simdi bana herseyi anlatıyor.

Keşeke çarçabuk gitmeseydin hayatımdan,
Bana yüreğini bile bırakmadın ki giderken.
Sadece ölüm sessizliğinde bir yüreğim kaldı
Birde gözlerin kaldı..

Gece yıldızların kaybolup karanlıklara karıştığı gibi.
sende hayatımdan karanlıklara karıştın..
Sana elveda kelimesini kullanmıyorum.
Çünkü biz ayrılmadık ki sadece yarım kaldık..

Yorumu gönderen: bir tükeniş öyküsü M.ÜNAL( ), 14.03.2008, 16:43 (UTC):
Bir Tükeniş Öyküsü
Yıldızlar kayardı usul usul göğümüzden
Durmadan birbirimizi dilerdik nafile sevinçlerle
Gümüş kanatlı sevda kuşları;
Kan kızılı gözyaşı dökerdi,
Acı damlardı geceye arşın gözbebeklerinden
Umutsuzluk sokaklara korku salardı
Yapışıp kalırdı yüzümüze sinsi bir veda havası
Gülümsemek için kendimizi paralasakta
Ölüyorduk caresizdik...acıdan ölüyorduk
Bir tükenişin öyküsüydü bakışlarımız
Film gibi;kare kare bir tükeniş yavaş yavaş
Önce gözlerimizin içi gülüyordu
Sonra hüzünlendik veda şarkılarıyla apansız,
Bir şiir bir romandı hayat güya,
Yasanırdı bir çırpıda soluksuz,yarı aç
Yasandı bitiyor işte,gözlerimiz bu kez kapıda
Ardına bakma önce sen çık git
Ben bakarım başımın çaresine bir yol bulurum
Olmadı ağlarım gizli gizli
Tutup nefesimi ölümü cağırırım
Yorgun soluksuz bedenim,kalır yalnız
Soluğumu keser veda ederim her şeye
Bu hüzünlü öykü bu tükeniş biter.

Yorumu gönderen: al yanaklıma( ), 14.03.2008, 16:38 (UTC):
Bilinirki ayrılık acı verir insana.Ama bir güzel yanıda vardır; gerçek sevgileri alabildiğince büyütür sevenin içinde.İşte bu yüzden yazıyorum sana bunları.Sensiz kaldığım heran sensiz olamayacağımı, sensiz yaşayamayacağımı ve sensiz bu dünyada bir 'hiç' olduğumu anlıyorum.Seni her gördüğümde senden gelen o güzel kokuyu sineme çeker, yokluğunda o kokuyla kurardım hayallerimi...Şimdi ne sen varsın ne de o güzel kokun...Ayrıldık ama ...Ben hala seviyorum seni

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 18.02.2008, 19:20 (UTC):
ANNEM
Anne, zannetme ki günler geçti de değişti evvelki
huyum gitgide
Bir hırçın çocuğum, değişmez huyum
Seneler geçse de ben yine buyum
Senden umuyorum teselli yine
Bugün şefkatine, muhabbetine zanneder misin ki yok
ihtiyacım?
Belki eskisinden daha muhtacım
Dünyanın tükenmez kederlerinden kalbim kırılsa da
böyle derinden
Hayatım büsbütün ye'se kapılmaz
Teselli bulurum içimde biraz, o derin sevgini
hatırlarım da
Her gece hıçkıran dudaklarımda hasretle anılan senin
adın var
Anne, hayatımda bir tek kadın var.
Beni aldatmadı, sevdi daima
Gittikçe ruhumu saran bu humma başka sevgilerden
yadigar anne!
Sevmeyen sevenden bahtiyar anne!
Sorma ki başımdan çok şey geçti mi?
Ah... eğer anlatsam sergüzeştimi, nasıl terk edildim
Nasıl atıldım
Anne aldatıldım, aldatıldım
Belki her zamankinden fazla severken, bir lahza
bahtiyar olayım derken
Bilmezsin kaç gece böyle ağladım
Şimdi tecrübem var artık anladım
Aşk, o bir masal, yalanmış meğer
Seven bir kalp için sığınılacak yer
Yalnız o kucakmış, yalnız o dizmiş
İnsanlar ne kadar merhametsizmiş

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( ), 18.02.2008, 19:15 (UTC):
Gurbet

Gurbet elde yaşarız yalnız ve kimsesiz
Herkes sanır ki biz milyoneriz
Aslında hiç de öyle değiliz
Sadece bir lokma ekmeğin peşindeyiz

Özlemle bakıyor gözlerimiz
Vatan hasretiyle çarpıyor yüreğimiz
Burada doğmuş olsak da biz alman değiliz
Sadece bir lokma ekmeğin peşindeyiz

Biz böyle gelmişiz böyle gideceğiz
Birgün olsun mutluluk yüzü görmeyeceğiz
İşte böyle bu gurbette öleceğiz
Sadece bir lokma ekmeğin peşindeyiz.
GURBETÇİLERİMİZ ALLAH HEPİNİZİN YANINDA OLSUN:

Yorumu gönderen: M.Ünal( ), 17.02.2008, 22:09 (UTC):
Sizin hiç canlı canlı kolunuzu kestiler mi?
Hiç elinizi uzattınız mı ocakta yanan ateşin üzerine?
Demir tokmakları, başınıza başınıza
indirdiler mi iri yarı adamlar?
Gözü dönmüş birileri kırdılar mı parmaklarınızı?
Tel örgülere takıldı mı sırtınız yerlerde sürünürken?
Birisi gelip kolunuzu kıvırdı mı arkaya,
zorlayarak "çat" diye kırıverdi mi?
Çaresizlik denilen; çaresi bulunmayan tek gerçek,
sarıldı mı boğazınıza?
Adamın biri gelip iki gözünüze
iki parmağını sokup, kör etti mi sizi?
Büyük değirmen taşlarını getirip
koydular mı üzerinize, sırt üstü yatarken?
İyice bilenmiş bir bıçağı böğrünüze sokup
çevirdiler mi 360 derece?
Ayağınız kayıp yola düştünüğünüzde,
bacağınızın üzerinden hiç kamyon geçti mi?
Su diye size uzatılan bardağı kafanıza diktiğinizde
içinde asit olduğunu fark ettiniz mi?
Demir bir çubuk boğazınızdan girip
boyununuzun arkasından çıktı mı hiç?
Yolda sessiz sakin yürürken, aniden birisi gelip suratınızın
en ortalık yerine muhteşem bir yumruk savurdu mu?
Balkondan düşen koca bir saksı,
tam kafanızın ortasına indi mi?
Evinizin alev alev ateşler içinde yandığını seyrettiniz mi?
Bir insanın sel suları içinde çırpına çırpına
can verdiğini gördünüz mü?
Veya bütün bunları görmemiş,
yaşamamış bile olsanız, biraz düşününüz.
İşte bunların hepsi bir anda, benim başıma geldi.
19 yıl babalık etmeye çalıştığım, Allah'ın bana emaneti,
canım, gülüm, hayatım,her şeyim, bir tanem,
sebeb-i hayatım, evladım, oğlum Nihad, 3 dakika içinde
yok olası kollarımın arasında ölüp gitti.
Yapacak hiçbir şeyim yoktu.
Kapının camı şahdamarını kesmişti.
Fıskiye gibi kan fışkırıyordu. Kan fışkırıyordu,
umutlarım, istikbalim, hayatım yerlere dökülüyordu.
Bana yakın durması gereken ölüm, beni ölmeden öldürüyordu...
Bugün senden ayrılalı tam 1 yıl oldu.
365 günün, bir tanesinde bile seni göremedim, elini tutamadım,
yanağını öpemedim, bağrıma basıp sıkı sıkı sarılamadım.
Evde tek başıma otururken, kapıda anahtar dönmedi
ve sen içeriye girmedin.
Bir tek gece odanın ışığı yanmadı. Ben kapını açıp,
"yatıyorum, sen yatmıyor musun?" diye soramadım...
Yaşamak canımı sıkmaya başladı.
Gül, senin aradığına dair bir tek not vermedi tam 365 gündür.
Bu kadar çabuk mu unuttun beni diye
düşünüyorum zaman zaman.
Ama beni unutmayacağını, unutmadığını biliyorum,
ben de biliyorum, halan da biliyor, enişten de, Ece de.
Ama oradan bir bağlantı kurulması mümkün değil...
Günler geçiyor arslanım. Her geçen dakikayı beni sana
yaklaştırdığı için seviyorum. Eskiden nasıl üzülürdüm
zaman geçiyor, birgün senden ayrılacağım diye .
Ama şimdi her şey tersine döndü...
Her şeye tahammül edebiliyor insan.
Allah böyle bir sabır vermiş kullarına.
Ama tahammülü mümkün olmayan bir tek şey var.
Senin sevginden mahrum olmak. Bunu hissedememek.
İşte ölmeden bu öldürüyor insanı.

Yorumu gönderen: volkan güney ( volkanvemustafa8hotmail.com ), 09.02.2008, 12:14 (UTC):
asker oldum bilegim bükülmez kurşun yesem kanım dökülmez şu gurbetin kahrı çekilmez yollara bakıpda AGLAMA ANAM rüyanda gördüm ana ocagı uyandım baktımki asker ocagı felek kalbime vurdu bıçagı yollara bakıpta aglama ANAM TÜM ASKER ANALARI İÇİN ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

Yorumu gönderen: yilmaz bayram ( Belçika )( ), 08.02.2008, 22:56 (UTC):
GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE YAŞANMIŞ GERÇEK BİR OLAY
Adamın biri yolda otostop yapar.
Yoldan geçen bir araç yalnız yolculuktan sıkıldığı için durur ve adami alır. Otostopçu şoförün arkasındaki koltuğa oturur.
İki üç dakika sessizlikten sonra, muhabbet acilir.
Şoför adama kimsin, necisin, nereye gidiyorsun, diye sorular yöneltir.
Adam : Ben Azrailim senin canını almaya geldim, der,
Soför dönüp adama bakar : Hadi be sende, dalga gecme benle, senden Azrail mi olur? der
Ve bunun üzerine adam derki: Sen nerden biliyorsun Azraili? Şimdiye dek Azrail gördünmü ki??
Ve bastıra bastıra, ben senin Azrailinim, canını almaya geldim, son duanı et der.
Şoför biraz endişeli ses tonuyla: Şeyy, eeee!!!! Inanmiyorum, der
Adam derki, eğer bana inanmıyorsan, 500metre sonra sana birisi daha otostop çekecek, onu alacaksın der.
Gerçekten de 500metre sonra yolda, bir adam daha otostop yapar.
Şoför durur, ve ikinci otostopçu yanına oturur.
Şoför: Yaw şu arkadaki adam bana Azrailim diyo görüyormusun şu herifi hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der...
Öndeki arkaya bakar ama kimse yokki, der!!!
Arkadaki bunun üzerine derki, ben sadece canını alacağım insana görünürüm.
Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür beti benzi atar...
Arkadaki şoföre: Hadi der arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam der.....
Şoför çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan.... Sonra.. Sonra ne olmuş biliyormusunuz????
ADAMLAR ARABAYI ALDIKLARI GİBİ KAÇMIŞLAR

Yorumu gönderen: M.ÜNAL( ), 07.02.2008, 20:14 (UTC):
MECHULDE YASIYORUM BU ALEMDE BEN YILLAR GECTI BITMEDIKI BENIM CILEM.NE ZAMAN BIR GUZELE GONLUMU VERSEM HEP ISYAN DERT DOLDU SINEM.KULA KUL OLDUM SEVDA YOLUNDA MUTSUZLUKLAR YAPISTI HEP YAKAMA SEREFSIZCE YASAYAN INSANLARA ALISAMADIM KAHBE DUNYADA.YANLIS ZAMANDAMI GELDIM DUNYAYA BILMEM INSANLARIN HEPSI BIR BIRINDEN FARKLI NEDEN YSADIGIM BU BOZUK DUZEN OMRUME VERILEN CEZAMI BILMEM

Yorumu gönderen: mehmet unal( gizemli-nehirlerhotmail.com ), 07.02.2008, 14:51 (UTC):
YAZ GÜNLERİ, Ermenek bağlarında, sincap peşinde koşardım. Arkadaşlarımla birlikte yakaladığımız büyük sincapların ehlileştirilmesi çok zor olduğu, henüz süt emen yavruların ise beslenmesi mümkün olmadığı için, biraz büyümüş ve ceviz yemeye başlamış bir yavru sincap edinmeyi çok istiyordum. Orta kısmın ikinci sınıfından üçüncü sınıfına geçtiğim yılın yaz mevsiminde böyle bir yavru elime geçti. Onu kısa zamanda kendime alıştırdım.

Ne var ki, okulların açılma zamanı gelip çatmıştı. Yavru sincabımı bırakıp gitmeye gönlüm razı olmadı, onu da yanımda götürmeye karar verdim. Sincap, yol boyunca pantolon cebimde uyuyarak, mola verilen yerlerde yiyip içerek, salimen Konya'ya ulaştı ve okuldaki dolabımın bir köşesine yerleşti.

Her şey çok iyi gidiyordu. Teneffüs zamanları, dolabımı açtığımda, sincap omzuma atlıyor, benimle lavaboya kadar gidip, avucumdan su içiyordu. Cevizim ise onun yiyip bitiremeyeceği kadar boldu. Zamanla okul arkadaşlarım da sincaba alışmaya ve onu sevmeye başladılar. Bahçede onunla oynuyor, onu koşturuyor, üstümüze tırmandırıyorduk.

...

Günler geçmiş, Konya'nın şiddetli kışı başlamıştı. Okul binasının soba yanan dershaneler dışındaki yerleri -tabii bu arada dolapları- çok soğuk oluyordu. Bir sabah sincabımı dolapta büzüşüp kalmış buldum. Ne her zamanki gibi omzuma atladı ne de herhangi bir hareket yaptı. Birkaç gün bekleyip durumun değişmediğini görünce, öldüğüne kanaat getirip, onu yakındaki bir çöplüğe atıverdim. Hayretimi uyandıran, vücudunun hâlâ soğumamış olmasıydı. Bilgisiz çocuk kafamla daha fazlasını düşünememiştim.

Sincaplarla hep yaz aylarında uğraşır, onların kışın ne yaptığını, nasıl yaşadığını bilmezdik. Seneler sonra, bir biyoloji kitabından öğrendim ki, sincaplar, mevsimi geldiği zaman kış uykusuna yatarmış. Benim zavallı sincabım da kış uykusuna yattığı halde, ben onu öldü sanıp çöplüğe atmışım. Gerçeği öğrenince nasıl üzüldüğümü bilemezsiniz. Bugün bile hatırladıkça üzüntü duyar, sincabı beslemeye başlamadan önce, onun yaşayışını tam olarak öğrenmediğime hayıflanırım.

Allah'ın yaradılıştaki sırlarını öğrenmemek hayatımızda kimbilir nelere mâl oluyor.

Yorumu gönderen: Kadir KARADAĞ'LI( kara.daglilive.nl ), 03.02.2008, 12:40 (UTC):
taze gul soluo sensiz ,
geciyor surgunlerim ,
bitecek acisi hasretin ,
adaklar adadik ya ,
ayriliklar gorduk senle ,
geriye bak ne kaldiki ,
ozledik agladik senle ,
seneye of ne kaldi ki ,
gecti deli dolu gunler ,
uzulme canin sagolsun ,
sensiz cok acilar gordum ,
yillar hediyem olsun ,
yarinlar duruyor guzelim ,
hasret kolemiz olsun ,
geceler bekliyor askim ,
yuregin benimle olsun !... ' k@di!iR ' garayalı gostul hacının torunu :)

Yorumu gönderen: Kadir KARADAĞ'LI ( kara.daglilive.nl ), 03.02.2008, 12:30 (UTC):
(( Sevmek ))

"sevmek" dedim.
"yoluna ölmek" dedi.
"yol" dedim.
alıp başını gitmek dedi.
"gitmek" dedim.
Bir "ahh" çekip "dostlardan ayrılmak" dedi.
"dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "dost" diye mırıldandı.
"yüreğime nasıl koysam bilemediğim"dedi.
"yürek" dedim.
dünyaları içine sıdıramadığım" dedi.
"dünya" dedim.
"hayatın bir yüzü" dedi.
"yüz" dedim.
"ardında ne gizli bilemediğim" dedi.
"giz" dedim.
"hep çözmeye çalıştığım" dedi.
"çalışmak" dedim.
"bitmeyecek öykü" dedi.
"öykü" dedim.
"binlercesini içimde gizliyorum" dedi.
"gizlemek" dedim.
"işte her şeyin bitimi" dedi.
"şey" dedim.
"sevda" dedi.
"sevda" dedim.
"peşinden koştuğum" dedi.
"koşmak" dedim.
hayat bir maraton" dedi.
"hayat" dedim.
"öyle kısa ki!." dedi.
"niçin kısa?" diye sordum.
"yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.
"yaşanması gereken ne var?" diye sordum.
"aşk" dedi.
"kaç kere?" diye sordum.
"bin kere" dedi, "milyon kere"
"neden bir kere değil?" diye sordum.
"önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"keşke olsa" dedi, "ama önce yoğrulmak gerek"
"acı çekmek mi?" diye sordum.
"evet, aşk acısında yok olmak" dedi.
"yok olunca!." dedim.
"işte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.
"gerçek aşk!." dedim.
"büyük o!" dedi.
Durdum. Durdum. Ve sustum!
"neden sustun?" diye sordu.
"yüreğim titredi sanki" dedim.
"neden?" diye sordu.
"bilmiyorum" dedim. "büyük o!"
"evet." dedi, "büyük o!"
"nerede?" diye sordum.
"her yerde" dedi.
"nasıl?" diye sordum.
"yüreğini aç" dedi.
"yüreğimi açmak!." dedim.
"bir tebessümle bak her şeye" dedi.
"tebessüm" dedim.
"her kapının anahtarı" dedi.
"kapı" dedim.
"girmeden bilemezsin" dedi.
"ya korku!" dedim.
"bilinmeyenden korkar insan" dedi.
"ben bilmiyorum" dedim.
"neyi?" diye sordu.
"ben’i" dedim.
"sen kimsin?" diye sordu.
"ben kimim?" diye sordum.
"sevgiyle beslenensin" dedi.
kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"büyük o’nun." dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
"kimsin?" diye sordum.
"sen’im" dedi.

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( yorguncvs38hotmail.com ), 02.02.2008, 13:59 (UTC):
Vatan severleri bir zaman hain ettiler.
Veli olan ulu Hakanı kızıl ettiler
Devlet kuruluşlarını bir, bir işgal ettiler
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Vatanı satmak için gizli, plan yaptılar
Milletin öz evlatlarını bir birine düşman ettiler
Sağ, sol diyip vatan evlatlarını vurdular
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Köhne kiliseler, tarih diye, kurnazca onarılmakta
Üç beş, haclı bir araya gelinip, ayin yapılmakta
Yıkılmış, köhnemiş Bizans hortlatılmakta
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Yaşar emmiler,Fatma bacılar,Ali dayılar
Sütçü İmamlar,Bizans’ı dize getiren Battal gaziler
Türkün kahraman kadınları,kara Fatmalar,Nene hatunlar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Bu kutsal toprak için şehit düşen yiğitler
Vatanı bekleyen ey Mehmetçikler
Ey bu vatan bağrında yatan şehitler,evliyalar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Bak vatan toprağı Karabağ kan ağlıyor
Kerkük. Musul kandaş elden gidiyor
Telaferde her gün katliam oluyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Uyan asil Türk milleti vatan elden gidiyor
Hainler haclılara durmadan toprak satıyor
Şehitlerim yattığı topraklarda kemikleri sızlıyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Horasan ereni yüksek sesle feryat etsene
Uyuyan Türk gençliğini uyandırsana
Vatanın her tarafına haber salsana
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Yorumu gönderen: Mutlu Caner( yorguncvs38hotmail.com ), 02.02.2008, 13:51 (UTC):
İhanet şebekeleri yurtta işliyor
Düşman sinsi,sinsi toprak alıyor
Vatanı da yavaş, yavaş bölüyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Patrik hane olmuş kendi başına buyruk
Vatanı kardeşim ne hallere koyduk
Haini.insan hakları savunucusu yaptık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Avrupa birliği diye birlikten olduk
İMF’ ye borçlandık batağa battık
Özelleştirme adına fabrika sattık
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Özelleştirdik stratejik kuruluşları
Millete anlatmadık hileli oyunları
Yok fiyatına sattık kâr eden kurumları
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Bak Kıbrıs hangi şartta,nasıl sattılar
Zafer diye millete de nutuk attılar
Girit adasını da yunana böyle sattılar
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Haran ovası Şanlıurfa şehri talan edilmiş
Tarlalar bir, bir Yahudi’ye satılmış
Güney doğu siyonistlerce işgal edilmiş
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

İsrail gözünü dikmiş arzı mevduda
Davanın amacı, işgal etmek, Fırat’tan Nil’e
Hainlerle düşman el ele, kol kola
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Alanya sanki olmuş Alman kazası
Didim olmuş tamamen İngiliz yeri
Satıyorlar şehit kanları ile sulanmış yeri
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Trabzon da Rumlar oyun peşinde
Patrikhane ihanetin başında
Vatikan gibi bir devlet peşinde
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor


Van’da ermeni alenen toprak satın alıyor
Erzurum’da yerli satılmış alet oluyor
Ağrı dağına kahpe ermeni sahip çıkıyor
Uyan ehli vatan,Vatan elden gidiyor

Yorumu gönderen: lokman dogan( doganbjkhotmail.fr ), 22.01.2008, 12:01 (UTC):
SAGLIGIMDA BILINMEYEN KADRIMI
OLUNCE YAPTIRMASINLAR KABRIMI
GALLI DAGLARGIBI YUCE SABRIMI
OLUM OLUM OLDUMBURADA
HER OMERHACILLI YA VARISIMDA KONAGA INERIM
BUTUN ACILARIMI BEN ORAYA DOKERIM
YILLARDIR BU ACIYI HEP ICIMDE SAKLARIM
OLUMOLUM OLDUM BURADA

Yorumu gönderen: Kadir KARADAĞ'LI( kara.daglilive.nl ), 18.01.2008, 13:44 (UTC):
Bizim mahallenin delisinin özelliği araba sevdası :

Okuldan çıkıyorduk şehri yağmurdan sel almış götürüyor yollar nehir gibi.
Teysenin biri değirmende öğüttüğü un çuvalını nasıl karşıya geçirecem diye kara kara düşünürken bizim deli imdada yetişti :
-Teyze ver ben karşıya götürürm dedi. Teyze de teşekkür etti verdi çuvalı.
Deli tam yolun ortasında su harıl harıl. Çuvalı birden suya bıraktı. teyse ne yaptın demeye fırsat kalmadan deli :
-Teyze benzinim bitiyor anca benzinliğe yetişirim

Kış günü yolda bizim deli hırr hırrr hırr ediyordu. Naapıyorsun dedik o da
-Hava soğuk motoru ısıtıyorum. Delimiyim ben ısıtmadan çıkim


Bir gün trafik polisi ile tartıştığını gördük.
-Polis yaw ben kırmızıda geçtim ceza yazsana.
-Yok ceza yazmam senin plakan yok.
-E o zaman hız sınırını aştım ona yaz.
-yok onuda yazmam.
-Siz tabi modelim eski diye yazmıyorsunuz param yok sanıyorsunuz değelmi


Bir gün bir münübüsün dibinde gördük bunu. Neden duruyorsun dedik. o da
- Kaza yaptım minibüse arkadan vurdum. Trafiği bekliyorum. dedi


Kim onun kafasına koyduysa kendi modelini yükseltmek için kendini satacak yeni bir kendi alacakmış . yerel gazeteye gitmiş illa satılık ilanı verecem diye tutturuyormuş. Onu zor ikna etmişler çıkması için.

Bir gün havuza götürelim seni serinlersin dedik. o da.
-siz salakmısınız ben gemimiyim. Beni batıracaksınız. Eksozum su alrısa çalışamam dedi

Şehre yeni atanmış bir öğretmen yaya ışığından gececekken tabi bizim deliyi tanımıyor. tam çaprazında deli ile yüz yüze geliyor. İkisi de birbirlerinin geçmesi için bekliyor. Bizim deli olayı çözüyor.
-Yaw kardeşim geçsene sen yaya değil misin bak ne yazıyor tabelada Dönüşte yayaya yol ver)


Bir gün yolcu minibüsünün birinin arkasına bağlamış kendini kimse çözemiyor. soranlara da :
-Aküm boşaldı beni sanayi ye kadar çekeceksiniz dedi

Yolda sırt üstü yatmış oratık boyunca öyle duruyordu. kimse onu yerinden kaldıramadı taaki çekici gelene kadar. .

Bizim deliyi çok seviyoruz... ( garayalı gostulhacının torunu ) ' k@di!iR '

Yorumu gönderen: Kadir KARADAĞ'LI( kara.daglilive.nl ), 18.01.2008, 13:34 (UTC):

üç karadenizli ;
Bir gün 3 karadenizli haydarpaşa tren istasyonuna gelirler.
ilk trenin kaçta olduğunu öğrenmek için görevliye soru sorarlar.görevli ilk
tren saat 5'te der ve bu üç arkadaş bir cafeye gidip trenin gelmesini
beklerler. çaydı;muhabbetti derken muhabbet baya koyulaşır.temelin aklına birden bire tren gelir.

hey garson hesabı getir" derken hep birlikte koşarlar.

bakarlar ki tren uzaklaşmış gidiyo.görevliye bi daha ki trenin kaçta
kalkacağını sormuşlar.görevli 6 diyince yine aynı cafeye gidip muhabbet
etmeye başlamışlar.ilk seferki gibi yine muhabbet baya
koyulaşmış.dursunbirde bakmışki saat 6 yı 1
geçiyor.hemen istasyona koşmuşlar.tren kaçmış.

bi daha ki tren 7 deymiş.yine aynı cafe ye gidip takılmışlar.yine konuşurken
cemal saate bi bakmış saat7 ye 1 var.üçü birden koşarken tren tam harekete
başlarken dursun ve cemal trene biner.temel ise koşarken düşer.temel yerde
kahkahalar atarak gülmeye başlar.görevlide azda olsa temeli tanıdığı için:

oğlum aptalmısın arkadaşların gitti sen kaldın.temel ise bir ara gülmesini
durdurup onlar beni yolcu etmeye gelmişlerdi der. ( garayalı gostulhacının torunu ) ' k@di!iR '

Yorumu gönderen: Kadir KARADAĞ'LI( kara.daglilive.nl ), 18.01.2008, 13:23 (UTC):
şu duvarlar hıçkırığımı duysa ,
belki beni anlardı .
beni unutana söyle ,
ben onu unutmadım .
gönlümde bir ışık ,
kalbimde bir umut ,
onu bekliyorum ,
bekledim bekleyecek ,
elbet birgün geri dönecek ,
ya dönecek yada bu beden ,
onsuz ölüp gidecek ... ( garayalı gostul hacının torunu ) ' k@di!iR '

Yorumu gönderen: Elif ünal-alpsaran( Aliye_38_hotmail.de ), 13.01.2008, 00:14 (UTC):
Sırmalar sarsam koluna
İnciler dizsem yoluna
Fırtınalar dursun yana
Yolver TÜRK'ÜN BAYRAĞINA

Anadoludan esen yeller
Şimdi sana selam söyler
Olsun bütün barzaniler talabaniler(soysuzlar)
Kurban TÜRK'ÜN BAYRAĞINA

Gabar Cudi aşacağız
Türklüğe şan katacağız
TÜRK'ÜN ŞANLI BAYRAĞINI
MUSUL'A, KERKÜK'E DİKECEĞİZ

Yorumu gönderen::08.01.2008, 15:48 (UTC)
mymelek
mymelek
Kapalı

BAYRAMGÜNÜGELEN HİKMET GÜLNAR

Acı haberin geldi arefe günü
yüreyimi derinbir acısardı
bayram sabahı saat yedi
bayram namazınıkılmayamıgeldi

kefin tepesinde sirenlerçaldı
al bayraga sarılmış tabutu aserler omuzuna aldı
tören adımdayürüyen askerlerin
gözleri yaşlar doldu

omuzlarda yükseldi ğöklere erdibaşın
olsaydı dünyada tek bir taşın
bıraktın ğözü yaşlı ana baba kardaşı
sen ölemezsin şehit kardaşım

büyük rüpbeli önlerinde
özenle taşınıyor asker elinde
gençliyinin baharında yirmi yaşında
maviber vardı otertemiz başında

bütün cemeat ağlıyordü ğözyaş
sel gibi
esen meltem rüzğarları karabir yel gibi
bayram ğünü bırakıpta ğidilirmi el ğibi

uzat elini öpeyim buğün bayram büyüklerin elleri öpülür abi yattınyer nur mekanın cennet olsun
gön/ MUAMMER GÜLNAR

Yorumu gönderen: mustafa( oezdemir38arcor.de ), 07.01.2008, 00:27 (UTC):
Temel bir gün avrupaya gider.Temel'in kötü bir aliskanligida vardir, sürekli içki içer.

Birgun bir bara girip barmenden üç bira ister ve hepsini içer.Üç-bes defa böyle yapinca barmen merak eder ve sorar;

-"Niye hep üç tane bira içiyorsunuz?

Temel cevap verir;

-"Ben, Dursun ve Hamdi bizler üçüzüz. Hepimiz dünyanin farkli yerlerindeyiz. Hepimizde bara girdigimizde birbirimizin yerine bira içeriz, öteki iki birayi o yüzden içiyorum" der.

Yine günlerden bir gün Temel bara gelir ve iki bira ister, barmen verir.Temel biralari içtikten sonra tam kalkarken barmen sorar;

-"Allah rahmet eylesin efendim, kardesinizin biri öldü heralde?" deyince Temel cevap verir;



-"Hayir ben içkiyi biraktim da



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
Peygamberler Tarihi
 
www.baktube.tr.gg
sitene ekle



www.baktube.tr.gg
sitene ekle
 
Reklam
 
Kuran dinle
 

Reise Büro ÇELİK
 
Osman Çelik
Königsbergerstr.2
40764 Langenfeld
Tel : 02173 - 78998
Fax : 02173 - 3999696
Cep : 0172 - 7057440
Sezonluk biletleriniz Ocak ayında
ayırt ettirdiğiniz takdirde, biletlerinizi
uçus öncesi alabilirsiz.
Ödeme şartlarında büyük
avantajlar sunuyoruz...
Köylülerimizin alacağı her biletten
5 €uro Derneğimize verilecektir.
Gazeteler
 
 
Bugün 13 ziyaretçi (38 klik) burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Ömerhacılı Köyü Web sitemizi ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. Mustafa Morboga